Biga Araştırmaları Merkezi

Biga Araştırmaları Merkezi


Biga Araştırmaları Merkezi, Biga’nın kent belleğini oluşturmak ve korumak amacıyla çeşitli çalışmalar yürütmek üzere kuruldu.

2015 yılından beri İbrahim Dizman ve İsmail Şen tarafından yürütülen çalışmaların kurumsal bir bünyede geliştirilmesi ve gelecek kuşaklar tarafından da sürdürülmesi amacıyla Biga Belediye Başkanı Alper Şen’in talimatıyla Belediye bünyesinde kurulan Biga Araştırmaları Merkezi şu birimlerden oluşuyor:

  1. Biga Kütüphanesi
  2. Biga Sözlü Tarih Çalışmaları Arşivi
  3. Biga Basın Arşivi
  4. Biga Fotoğraf Arşivi
  5. Biga Belge Arşivi

Bigalıların bağışlarıyla gelişen Biga Araştırmaları Merkezi zengin arşivinin bir kısmını Biga Belediyesi web sitesindeki “Kent Belleği” bölümünden paylaşıyor.


Biga'nın geçmişi ile ilgili kaynaklara buradan ulaşabilirsiniz.



Zamanın ve Tarihin Kesiştiği Nokta: Biga


Biga, antik çağlardan Cumhuriyet’e uzanan mirası taşıyan, her köşesinde farklı bir devrin izini görebileceğiniz bir yerleşimdir. Parion’un sessizliğe gömülmüş dünyası, Priapos'taki surlar, İskender'in Granikos kıyılarında tarihin akışını değiştirdiği savaş, Halimbey Konağı’nın pencerelerinden süzülen geleneksel yaşam, Çarşı Camisi'ndeki ve şadırvanındaki İtalyan tarzı mimari, bu kentin kimliğini oluşturan temel taşlardır.


Bunların yanı sıra, elbette kent belleği, sadece tozlu raflardaki belgelerde de yaşar. O belgelere dokunan ellerin, o fotoğraflarda gülümseyen yüzlerin ve eski gazete sayfalarına yansıyan yerel heyecanların toplamıdır, şehir hafızası.


Biga Araştırmaları Merkezi, bu çok katmanlı mirası koruma altına alarak; geçmişin sararmış sayfalarını, mimari estetiğini ve kültürel birikimini dijital çağın imkânlarıyla yeniden canlandırmaktadır. Biga’yı Biga yapan tüm yaşanmışlıkları bir araya getirmeyi amaçlayan bu platform; kentin dününe duyulan bir vefa borcu, yarınına bırakılan kıymetli bir mirastır.


Geçmişte Biga tarihini araştıran, kendince yazan değerli adların yanında, kent belleğini bir araya toplama çalışması nasıl başladı? Gelin bunun hikâyesini anlatalım önce.

Hemşerimiz İbrahim Dizman, edebiyat alanındaki çalışmaları kadar kültür tarihi üzerine yaptığı araştırmalarla da tanınıyor. Yaşamını başka kentlerde sürdüren her Bigalı gibi, şehrinin gelişirken kimliğini yitirmekte oluşunu görerek bir şeyler yapılması için çaba gösteren Dizman, şehrimiz için kafa yoran insanlardan Melih Akyıl'ın ve Biga'ya yerleşerek hepimizden çok Bigalı olan hekim Bahri Demirkan'ın ön ayak olmasıyla dönemin belediye başkanı İsmail Işık'a bir öneride bulunur. "Şehrimiz kimliğini fiziki olarak kaybetti, yapabileceğimiz bir şey yok ama belleklerde yaşayan Biga'yı kurtarabiliriz, yardımcı olursanız sözlü tarih çalışması yapalım" der. Başkan Işık, her türlü desteği vermeyi taahhüt eder. Peki, kimlerle ve nasıl yapılacaktır sözlü tarih çalışması? O günlerde İstanbul'da Bigalı arkadaşlarıyla buluşan İbrahim Dizman, İstiklal Caddesi'ndeki Hazzopulos Pasajı'nda çay içerlerken konuyu açar. "Ben bu konuyu gündeme getirirken İsmail Şen'in gözlerinin içine bakarak konuştum çünkü onunla aynı kaygıları paylaştığımızı, onun da heyecan duyabileceğini biliyordum" diyecektir sonradan.


İsmail Şen, ilkgençlik yıllarında yerel basında çalışmış, bilim tarihi ve işletme alanlarında eğitim almış olmasına rağmen, kültür tarihi üzerine yayınlar yapan bir araştırmacıdır. Biga'daki yaşanmışlıklara ilgisi çocukluğuna dayanmakta ve birçok şeyi hafızasında korumaktadır. İbrahim Dizman yanılmamıştır, "Ben varım, ne gerekiyorsa yapalım" der İsmail Şen. Birlikte çalışma planı çıkarırlar. 70 yaş üstü, kent sosyal hayatı içinde yer almış kişileri saptayıp onlarla görüşmeler yapacaklardır. Belediye Başkanı İsmail Işık, bir araç, bir kamera verir. Melih Akyıl, Biga'yı ve Bigalıları çok iyi tanıyan biri olarak tek tek kişileri bulur, bağlantılar kurar. Bahri Demirkan ve yine hekim olan Ahmet Zeren de planlama aşamasında katkıda bulunurlar. Geçmiş dönemleri iyi bilen Ali Kömürcüoğlu ve Aydoğan Ünver de isimler önerir.

İbrahim Dizman ve İsmail Şen, fırsat buldukça Biga'ya gelerek görüşmelere başlarlar. Video kayıtları alırlar anlatılanlardan. Görüşmecilerin albümlerindeki fotoğraflardan dijital birer kopya alırlar. Onlarca Bigalıyla görüşmeleri, saklı kalmış birçok konuyu da gündeme getirir. Bilinmeyen ya da unutulmuş nice olay tek tek hatırlanır, farklı cephelerden anlatıldıkça aydınlanmaya başlar.


Öte yandan, Biga yerel basını da kent belleği için önemlidir. Milli Kütüphaneden Biga'da çıkmış bütün gazetelerin ve dergilerin dijital arşivinin 1990 yılına kadarki kısmını alırlar. Bu yaklaşık 50 bin sayfalık muhteşem bir arşivdir. Sözlü tarih çalışması yaparken bir yandan da gazeteleri tarayarak önemli olayları, bilgileri tasnif edip araştırmaya başlarlar. Biga hakkında yazılmış kitapları, tezleri, makaleleri de toplarlar… O dönem Başbakanlık Arşivi adını taşıyan devlet arşivini de tarayarak Biga ile ilgili çok sayıda belgeye ulaşırlar. Çalışma, böylece sadece sözlü tarih çalışması olmaktan çıkar, bir kentin hafızasını farklı kaynaklarla yeniden hatırlamaya yönelir.

Kentin yaşanmışlıklarını hatırlamanın en ilginç örneklerinden biri, spor tarihi olarak belirir. O güne kadar Biga İdman Yurdu'nun en eski kulüp olduğu düşünülmekteydi. İsmail Şen, Recep İkizler'den kalan bilgi ve belgelerin peşine düşerek kent spor tarihinin çok daha eskilere uzanması gerektiğini fark eder. Ali Kömürcüoğlu'nun elindeki kimi belgeler de bunu kanıtlar.


Kentin sosyal hayatının da unutulmuş birçok rengi taşıdığını belgeler ve görüşmeler yoluyla fark ettiklerinde, bunlardan bir kitap olabilir mi düşüncesi doğar. Görüşmecilerin anlattıkları, eski gazete haberleri, arşivlerden çıkan belgeler ışığında "Biga'da Sosyal Yaşam" adlı kitabı yazarlar birlikte. Biga Belediyesi Yayını olarak yayımlanan kitap büyük ilgi görür.


İbrahim Dizman, daha önce farklı formlarda yaptığı sahne gösterisinin Biga için de olabileceğini söyleyerek bir gösteri kurgulamaya başlar. "Şarkılarla Geçti Yıllar: Biga" adı verilen sahne gösterisi için özel olarak bir orkestra kurulur. Orkestra Cevizli Lokum adını taşıyan bu topluluğun iki solisti vardır: Ahmet Zeren ve Pınar Zeren. Ahmet ve Pınar sadece solist de değildirler, sahnede anlatıcıdırlar. 2018 baharında, Atatürk Kültür Merkezi'nin salonu yaşlısı genci Bigalılarla dolar. Birbirini yıllardır görmeyen yaşlılar, ortak projenin mimarı olarak salondadırlar. Biga sosyal tarihinde iz bırakan olaylar şarkılara bağlanarak anlatılır. Sahne gösterisi olağanüstü bir ilgi görür ve yeniden tekrarlanır.

Bu çalışmaların ardından İsmail Şen ve İbrahim Dizman, ellerindeki videoları paylaşmak üzere bir YouTube kanalı kurarlar. Biga Araştırmaları Merkezi (BİGAM) adını verdiklerini kanalda beş yılda 400'ün üzerinde program yaparlar. Biga tarihine kültürüne, sosyal yaşamına yönelik röportajlar, ortak programlar, program dizileri ile binlerce kişiye ulaşırlar ve kısa sürede büyük bir izleyici kitlesine ulaşırlar.

Biga Belediye Başkanı Alper Şen, bu çalışmaları yakından bilen, izleyen ve önemine inanan bir yerel yönetici olarak Biga Araştırmaları Merkezi'ni belediyemiz çatısı altında yürütmeyi önerir. Şen ve Dizman bu öneriye olumlu yanıt verirler. Şimdi, Biga Araştırmaları Merkezi, yeni bir solukla çalışmalara devam ediyor.





BİZİ TAKİP EDİN

Belediyemizin güncel duyurularını, etkinliklerini ve haberlerini sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

e-devlet

Çerez Politikası

Bu web sitesi, temel işlevler için zorunlu çerezler ve deneyiminizi iyileştirmek için isteğe bağlı çerezler kullanır. Zorunlu çerezler siteyi çalıştırmak için gereklidir ve kapatılamaz. Diğer çerezler ise analiz ve kişiselleştirme amaçlıdır; kabul etmeniz halinde etkinleşir. Detaylı bilgi için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.